top of page


Kahve ve Kahvehane Kültürünün Tarihi: Osmanlı’dan Avrupa’ya Toplumsal Dönüşüm
Toplumların hafızasında kök salmış bir alışkanlık, gündelik hayatın ritmini belirleyen bir unsur ya da siyasal tartışmaların doğduğu mekanların simgesi olarak nitelendirebileceğimiz kahve, 16. yüzyılda Yemen’den Osmanlı coğrafyasına yayılmış ve kısa sürede İstanbul’un hanlarında, sokaklarında ve semtlerinde kahvehane adı verilen yeni sosyal mekanların oluşmasına sebebiyet vermiştir.
24 Eyl 20254 dakikada okunur


Haçlı Seferleri’nin Avrupa Toplum Yapısına Etkileri
11.yüzyılın sonlarından itibaren başlayan Haçlı Seferleri, Avrupa toplum yapısında önemli dönüşümlere yol açmış ve bu dönüşümün en belirgin şekilde hissedildiği alanlardan biri de kuşkusuz, feodal düzen olmuştur. Feodalite, Orta Çağ Avrupa’sında siyasi, ekonomik ve toplumsal ilişkileri belirleyen temel yapıyı ifade etmektedir.
18 Eyl 20257 dakikada okunur


Rekabetçi Otoriterlikten Tam Otoriterliğe Geçiş: Türkiye’nin Siyasal Dönüşümü
Türkiye'nin son 25 yıldır içinde bulunduğu sosyopolitik iklim, siyaset bilimi literatüründe “rekabetçi otoriterlik” kavramıyla...
8 Eyl 20255 dakikada okunur


Agrippa: Roma’nın Sessiz Kahramanı
Marcus Vipsanius Agrippa, MÖ 63 civarında, Roma'nın iç karışıklıklarla sarsıldığı bir dönemde dünyaya gelmiş ve Roma aristokrasisinin içinden gelen ancak tek başına kendi yetenekleriyle öne çıkan bir figür olarak tarihe geçmiştir.
4 Eyl 20256 dakikada okunur


Göç / Tarihsel Süreklilik ve Güncel Dinamikler
Göç, Avrupa tarihinin ayrılmaz bir parçasıdır ve yalnızca modern bir olgu olarak görülmemelidir. Roma İmparatorluğu döneminde, Germen ve Hun kabilelerinin akınları, imparatorluğun etnik ve sosyal dokusunu dönüştürmüş, siyasi yapısını yeniden şekillendirmiştir.
31 Ağu 20256 dakikada okunur


Mezopotamya’da İmparatorluk Tasavvuru: Sargon’dan Hammurabi’ye
Mezopotamya, insanlık tarihinin en eski uygarlık merkezlerinden biri olarak yalnızca yazının, hukuk düzeninin ve şehirleşmenin doğduğu bir coğrafya değil; aynı zamanda siyasal düşüncenin en temel kavramlarından biri olan imparatorluk fikrinin de filizlendiği yer olmuştur. İlk Çağ’ın muhtelif bölgelerinde görülen siyasi örgütlenmeler ekseriyetle küçük ölçekli krallıklar ya da kabile birlikleriyle sınırlı kalırken, Mezopotamya’da farklı dil, etnisite ve kültürleri tek bir merke
27 Ağu 20256 dakikada okunur


Hz. Davut’un Tarihsel Portresi: Efsane ile Gerçek Arasında
Davut dönemine ilişkin bilgimiz, büyük ölçüde Eski Ahit’in Samuel ve Krallar kitaplarına dayanmaktadır. Ancak mezkur metinler, MÖ 10. yüzyılda yaşandığı kabul edilen olaylardan yüzyıllar sonra, Babil Sürgünü’nün ardından veya hemen öncesinde derlenmiştir.
25 Ağu 20254 dakikada okunur


Optimus Princeps: Roma İmparatoru Traianus
Marcus Ulpius Traianus tarih sahnesindeki yaygın adıyla Trajan— “Optimus Princeps” (En İyi Yurttaş / Hükümdar) unvanıyla Roma siyasi geleneğinde özel bir konuma sahiptir.
18 Ağu 20256 dakikada okunur


Bir Sadrazamın Portresi: Mahmud Paşa’nın İktidar Oyunu
Veli Mahmud Paşa'nın kökenine dair genel kabul, onun Balkanlar’ın Boşnak veya Sırp kökenli devşirmelerinden biri olduğu yönündedir. Halil İnalcık’a göre, 15. yüzyıl Osmanlı bürokrasisinde Balkanlar’dan devşirilen çocukların, Osmanlı merkez teşkilatında yükselmeleri yaygın bir pratiktir ve Mahmud Paşa mezkur modelin tipik bir örneğidir.
8 Ağu 20258 dakikada okunur


Hakikat Arayışı: Kültürlerarası Mitler ve Felsefi Alegoriler
Tarih boyunca insanoğlu yalnızca yaşadığı anı değil, o anın ötesinde bir hakikati de kavramaya çalışmıştır. Zamanın akışıyla açıklanamayan olaylar, mekanın sınırlarını aşan anlatılar ve varlığı sırra karışmış figürler; kimi zaman kutsal metinlerde, kimi zaman halk arasında kuşaktan kuşağa aktarılan efsanelerde karşımıza çıkmıştır.
4 Ağu 20258 dakikada okunur


Bronz Çağı Çöküşü: Deniz Kavimleri ve Uygarlığın Sonu
Hitit başkenti Hattuşa’nın harabeye döndüğü, Ugarit gibi büyük şehirlerin yangın izleriyle kaplandığı bu dönem, yalnızca siyasal ve askeri merkezlerin çöküşüyle değil; aynı zamanda üretim ağlarının parçalanması, kültürel etkileşimin kesilmesi ve yazılı kültürün neredeyse tamamen kaybolmasıyla da tanımlanır. Geleneksel olarak “Bronz Çağı Çöküşü” olarak adlandırılan bu kırılma, Antik Yakın Doğu ve Ege dünyasında merkezi krallıkların ve saray ekonomilerinin ani biçimde ortadan k
29 Tem 20258 dakikada okunur


Unutkan Toplum, Cezasız Siyaset: Yangın Felaketlerinin Politik Arka Planı
Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının, yıllardır süregelen yangınlar karşısında gösterdiği refleksler, sorunu sistematik biçimde çözmeye yönelik bir iradenin varlığından çok, günü kurtarmaya dönük panik tepkilerini andırmaktadır. En somut örneklerden biri, 2021 yazında Türkiye’nin çeşitli bölgeleri yanarken ortaya çıkmıştı: Türk Hava Kurumu'nun (THK) elindeki yangın söndürme uçaklarının yıllardır hangarlarda çürümeye terk edildiği, uçakların gerekli bakım ve onarımlarının ya
27 Tem 20254 dakikada okunur


Ekmek, Sirk ve Sessizlik: Roma Halkını Nasıl Uyuttular ?
MÖ 1. yüzyıldan itibaren Roma'da siyasal alan ile toplumsal beklentiler arasındaki ilişki köklü bir dönüşüme uğramıştır. Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerinde yurttaş kimliği, yalnızca askeri ya da vergi yükümlülüğüyle değil, aynı zamanda kamusal tartışmalara katılım hakkıyla tanımlanmaktadır.
24 Tem 20254 dakikada okunur


Bir İmparatorluk Nostaljisi: Osmanlı’ya Duyulan Özlem Neden Bu Denli Güçlü ?
Osmanlı, tarihsel bir gerçeklikten ziyade bir duyguya dönüştüğünde, mesele artık yalnızca geçmişi anlamak değil; bugünü nasıl hayal ettiğimizle de ilgili hale gelir. Ülkemizde, yıkılışından bir yüzyıl sonra dahi Osmanlı’yı sevenlerin sayısı artmakta, hatta bu sevgi artık bir tür kimlik beyanına dönüşmektedir. Ancak sevilen şeyin ne olduğu sorusu çoğu zaman sorulmaz: Bir hanedan mı, bir fetih geleneği mi, yoksa adaletle özdeşleştirilmiş hayali bir düzen mi ?
21 Tem 20255 dakikada okunur


Kuzey’den Gelen Değişim: Gustavus Adolphus ve Modern Ordunun İnşası
17.yüzyıl Avrupa’sı, din savaşlarıyla şekillenmiş ve siyasal otoritelerin giderek merkezileştiği bir geçiş dönemine sahne olmuştur. Bu dönemde askeri organizasyon, salt bir savaş aracı olmanın ötesine geçerek devlet yapısının temel unsurlarından biri haline gelmiştir.
14 Tem 20255 dakikada okunur


Kader Planı: Kimler Kimlerle Beraber ...
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 12 Temmuz 2025 tarihli açıklamaları, kamuoyuna "barış" ve "toplumsal birlik" söylemleri üzerinden sunulsa da, bu beyanların ardında yatan asıl motivasyon çok daha belirgindir: Cumhurbaşkanlığı süresini "hukuken" mümkün kılacak bir Anayasa değişikliği süreci başlatmak.
12 Tem 20258 dakikada okunur


Sınırları Aşan Güç: Büyük İskender
Büyük İskender adı, yalnızca geçmişin karanlık koridorlarında yankılanan bir fatihin değil; aynı zamanda tarihin seyrini değiştirmiş bir zihniyetin de temsilidir. Doğu ile Batı'nın ilk kez bu denli temas kurduğu bir çağda, İskender'in yürüyüşü sadece toprakları değil; insanların düşünce biçimlerini de dönüştürmüştür.
8 Tem 202510 dakikada okunur


Roma’nın Kaderini Değiştiren Komutan: Scipio Africanus
Publius Cornelius Scipio Africanus, M.Ö. 236 yılında Roma'nın en köklü patricii ailelerinden birine, Cornelii Scipiones sülalesine mensup olarak dünyaya gelmiştir. Cornelii klanı, Cumhuriyet Roma’sının erken dönemlerinden itibaren devletin yönetiminde ve ordunun komutasında etkin rol oynamış, ahlaki erdemleri ve geleneksel Roma değerlerine bağlılıklarıyla öne çıkmıştır. Binaenaleyh mezkur aristokratik köken, Scipio’ya yalnızca siyasi ve askeri bir ağ değil; aynı zamanda Roma’
30 Haz 20258 dakikada okunur


Akdeniz Dünyasında Bir Anti-İmparatorluk Hamlesi: Hannibal Barca’nın Tarihsel Yürüyüşü
Hannibal Barca, yalnızca askeri becerileriyle değil, aynı zamanda Roma karşıtı jeopolitik stratejisiyle de döneminin en dikkat çekici figürlerinden biri olarak öne çıkmıştır.
26 Haz 20257 dakikada okunur


Suya Yazı Yazmak: İsrail-İran Geriliminde Enerji, Geçiş Hatları ve Yeni Boru Hattı Diplomasisi
Orta Doğu’da yükselen her silah sesi, yalnızca güvenlik mimarisine değil; aynı zamanda bölgenin enerji damarlarına da yöneltilmiş bir tehdidi temsil etmektedir. İsrail ile İran arasında uzun yıllardır devam eden ideolojik ve askeri çekişme, son dönemde açık çatışma ihtimaline her zamankinden daha fazla yaklaşmış görünmektedir.
23 Haz 20258 dakikada okunur


İran - İsrail Geriliminin Görünmeyen Sınırları
1979’daki İran Devrimi’nden bu yana Ortadoğu’nun en sert fay hatlarından biri, kuşkusuz, İsrail ile İran arasındaki derin ve ideolojik temelli karşıtlıktır. Bu iki aktör arasında geçen on yıllar boyunca sıcak bir savaş yaşanmamış olsa da, vekalet savaşları, istihbarat operasyonları, siber saldırılar ve suikastlar üzerinden süregelen kesintisiz bir çatışma hali söz konusudur.
16 Haz 20259 dakikada okunur


Orta Çağ’ın Kutsal Savaşçıları: Tapınak Şövalyeleri
Başlangıçta Hristiyan hacıların güvenliğini sağlamakla görevli küçük bir birlik olarak ortaya çıkan Tapınak Şövaleleri, kısa sürede Avrupa'nın dört bir yanında mal varlıkları edinen, Papalık tarafından ayrıcalıklarla donatılan ve Haçlı Seferlerinin kilit aktörlerinden biri haline gelen güçlü bir örgüte dönüşmüştür.
11 Haz 202513 dakikada okunur


Borgia Ailesi: İhtirasın Gölgesinde Güç ve İhanet
15.yüzyıl İtalya’sı, siyasi parçalanmışlığın ve dinsel yozlaşmanın iç içe geçtiği bir dönem olarak dikkat çekmektedir. Şehir devletlerinin kendi aralarında sürekli savaş halinde olduğu bu dönemde, Katolik Kilisesi yalnızca bir manevi otorite değil; aynı zamanda en güçlü siyasi aktörlerinden biri konumundadır. Papalık makamı, "Tanrı'nın yeryüzündeki temsilciliği" iddiasının ötesinde; servetin, iktidarın ve diplomatik nüfuzun merkezi haline gelmiştir. Bu karmaşık yapının en dik
2 Haz 20256 dakikada okunur


Orta Çağ Fransası’nda Toplumsal Hiyerarşi ve Siyasal Rasyonalite: Raison d’État İlkesine Giden Süreç
Orta Çağ Fransası'ndaki sosyal yapının temelinde "çalışmanın aşağılaştırdığı" dogması yatar ve bu anlayış doğrultusunda çalışmaktan kasıt, yalnızca fiziksel emek değil; aynı zamanda servet üretmek ya da maddi bir kazanç sağlamak gibi her türlü davranıştır.
24 May 20255 dakikada okunur
bottom of page