top of page


Agrippa: Roma’nın Sessiz Kahramanı
Marcus Vipsanius Agrippa, MÖ 63 civarında, Roma'nın iç karışıklıklarla sarsıldığı bir dönemde dünyaya gelmiş ve Roma aristokrasisinin içinden gelen ancak tek başına kendi yetenekleriyle öne çıkan bir figür olarak tarihe geçmiştir.
4 Eyl 20256 dakikada okunur


Mezopotamya’da İmparatorluk Tasavvuru: Sargon’dan Hammurabi’ye
Mezopotamya, insanlık tarihinin en eski uygarlık merkezlerinden biri olarak yalnızca yazının, hukuk düzeninin ve şehirleşmenin doğduğu bir coğrafya değil; aynı zamanda siyasal düşüncenin en temel kavramlarından biri olan imparatorluk fikrinin de filizlendiği yer olmuştur. İlk Çağ’ın muhtelif bölgelerinde görülen siyasi örgütlenmeler ekseriyetle küçük ölçekli krallıklar ya da kabile birlikleriyle sınırlı kalırken, Mezopotamya’da farklı dil, etnisite ve kültürleri tek bir merke
27 Ağu 20256 dakikada okunur


Hz. Davut’un Tarihsel Portresi: Efsane ile Gerçek Arasında
Davut dönemine ilişkin bilgimiz, büyük ölçüde Eski Ahit’in Samuel ve Krallar kitaplarına dayanmaktadır. Ancak mezkur metinler, MÖ 10. yüzyılda yaşandığı kabul edilen olaylardan yüzyıllar sonra, Babil Sürgünü’nün ardından veya hemen öncesinde derlenmiştir.
25 Ağu 20254 dakikada okunur


Optimus Princeps: Roma İmparatoru Traianus
Marcus Ulpius Traianus tarih sahnesindeki yaygın adıyla Trajan— “Optimus Princeps” (En İyi Yurttaş / Hükümdar) unvanıyla Roma siyasi geleneğinde özel bir konuma sahiptir.
18 Ağu 20256 dakikada okunur


Bir Sadrazamın Portresi: Mahmud Paşa’nın İktidar Oyunu
Veli Mahmud Paşa'nın kökenine dair genel kabul, onun Balkanlar’ın Boşnak veya Sırp kökenli devşirmelerinden biri olduğu yönündedir. Halil İnalcık’a göre, 15. yüzyıl Osmanlı bürokrasisinde Balkanlar’dan devşirilen çocukların, Osmanlı merkez teşkilatında yükselmeleri yaygın bir pratiktir ve Mahmud Paşa mezkur modelin tipik bir örneğidir.
8 Ağu 20258 dakikada okunur


Kuzey’den Gelen Değişim: Gustavus Adolphus ve Modern Ordunun İnşası
17.yüzyıl Avrupa’sı, din savaşlarıyla şekillenmiş ve siyasal otoritelerin giderek merkezileştiği bir geçiş dönemine sahne olmuştur. Bu dönemde askeri organizasyon, salt bir savaş aracı olmanın ötesine geçerek devlet yapısının temel unsurlarından biri haline gelmiştir.
14 Tem 20255 dakikada okunur
bottom of page