top of page


Hülagü Han: Fatih mi Fail mi ?
Hülagü Han, 13. yüzyıl Avrasya tarihinin en sert kırılma noktalarından birinde karşımıza çıkmaktadır:
3 Oca9 dakikada okunur


Eski Düzenin Çöküşü, Yeni Bir Çağın Teşkili: Endülüs
VIII. yüzyıl eşiğinde Akdeniz’in batısında oluşan siyasal atmosfer, yeni askeri hareketlere yön veren kritik bir çerçeve sunar. Kuzey Afrika’da kurulan Emevi hakimiyeti, geniş kıyı kuşağı boyunca istikrarlı bir idari örgütlenme geliştirmiştir. Garnizonlar arası hiyerarşi, Berberi birliklerin katkısıyla güçlenir ve Cebelitarık çevresinde toplanan orduların sefer kapasitesini artırır. Bu düzen, İber yarımadasına yapılacak harekatın stratejik temellerini sağlar.
25 Kas 202512 dakikada okunur


Clovis ve Merovenj Dünyası
Clovis ise, askeri kabiliyet ve siyasi sezgiyi ustalıkla harmanlayarak yeni bir hanedan düzeni kurmuştur. Merovenj hanedanı, onun açtığı hat üzerinden kalıcı bir yapıya dönüşecek ve Galya coğrafyasındaki dağınık güç merkezleri kısa sürede tek bir egemenlik odağı altında bütünleşecektir
18 Kas 20259 dakikada okunur


Haçlı Seferleri’nin Avrupa Toplum Yapısına Etkileri
11.yüzyılın sonlarından itibaren başlayan Haçlı Seferleri, Avrupa toplum yapısında önemli dönüşümlere yol açmış ve bu dönüşümün en belirgin şekilde hissedildiği alanlardan biri de kuşkusuz, feodal düzen olmuştur. Feodalite, Orta Çağ Avrupa’sında siyasi, ekonomik ve toplumsal ilişkileri belirleyen temel yapıyı ifade etmektedir.
18 Eyl 20257 dakikada okunur


Orta Çağ’ın Kutsal Savaşçıları: Tapınak Şövalyeleri
Başlangıçta Hristiyan hacıların güvenliğini sağlamakla görevli küçük bir birlik olarak ortaya çıkan Tapınak Şövaleleri, kısa sürede Avrupa'nın dört bir yanında mal varlıkları edinen, Papalık tarafından ayrıcalıklarla donatılan ve Haçlı Seferlerinin kilit aktörlerinden biri haline gelen güçlü bir örgüte dönüşmüştür.
11 Haz 202513 dakikada okunur


Borgia Ailesi: İhtirasın Gölgesinde Güç ve İhanet
15.yüzyıl İtalya’sı, siyasi parçalanmışlığın ve dinsel yozlaşmanın iç içe geçtiği bir dönem olarak dikkat çekmektedir. Şehir devletlerinin kendi aralarında sürekli savaş halinde olduğu bu dönemde, Katolik Kilisesi yalnızca bir manevi otorite değil; aynı zamanda en güçlü siyasi aktörlerinden biri konumundadır. Papalık makamı, "Tanrı'nın yeryüzündeki temsilciliği" iddiasının ötesinde; servetin, iktidarın ve diplomatik nüfuzun merkezi haline gelmiştir. Bu karmaşık yapının en dik
2 Haz 20256 dakikada okunur